London Tomorrow

0
1-Churchill War Rooms
Visit the highly interactive and innovative Churchill War Rooms, the world’s first major museum dedicated to life of the ‘greatest Briton’.

2-Thames River Boat Cruise
See London from the river Thames, and take all day doing it!

3-The Tower of London
See the crown jewels and the white tower with a collection of royal armouries.

4-Tower Bridge Exhibition
Admire the exhibition, view from the top and the amazing engineering that moves the bridge

5- HMS Belfast
Only surviving vessel of her type to have seen active service during the Second World War

6-London Bridge Experience and The London Tombs
London Bridge Experience is a two-part tourist attraction within the arches of London Bridge. Firstly enjoy a fascinating trip back in time through the history of the bridge, then venture into the London Tombs for a terrifying encounter with the un-dead.

7-The Monument
Designed by Sir Christopher Wren and built to commemorate the Great Fire of London, the Monument is one of the best ways to enjoy the spectacular views of the City.

8-St Paul’s Cathedral
Come and experience the glory of St. Paul’s Cathedral and see how it’s iconic dome dominates the London skyline.

9-Kensington Palace and The Orangery
Kensington Palace has been shaped by generations of royal women from Queen Mary to Victoria and, more recently Diana, Princess of Wales.

10-Royal Albert Hall
One of the most famous performing arts venues in the world

11-Royal Mews
Discover a living part of Britain’s Royal heritage, responsible for all of the road travel arrangements for the Royal Family

Umarım yetişir hepsi:)

Devamı Pazar'a :)

İngiltere Günlüğüm-Part 2

0

-------------------------------16 Ağustos 2010----------------------------------------

01:45- Gözlerimi açıyorum.Önce kavrayamıyorum nerde olduğumu.Daha sonra yavaş yavaş oturuyor hafızam yerine...İngilteredeyim...Evimdeyim...Karnım da çok aç...Msnde, facebook'ta mesajlar var...Önce onlara bakayım sonra kalkıp bişeyler hazırlayayım yiyeyim...sonra da ütü yapar tekrar yatarım...diyorum...ama nafile...

06:30- Tekrar gözlerimi açıyorum...Şimdi daha dinç uyandığımı söyleyebilirim.Hemen kalkıyorum,duş alıyorum...Daha sonra traş olup ütünün başına geçiyorum.Pantolonumu ve gömleğimi ütüleyip giydikten mutfağa ilerliyorum...Güzel bir omlet, cheddar, nutella,jam ve çayla birlikte kendime geliyorum.Henüz vakit var taxinin gelmesine...BBC 2'yi açıyorum ve haberleri izliyorum...Enflasyon burada da başa bela...

08:27- Kapım çalıyor..Ayakkabımı bağlayıp kapıyı açıyorum.Gelen Hande...Birlikte dışarı çıkıyoruz.Kapının önünde Mercedes Vito bizi bekliyor...Günaydın diyerek biniyor ve Tesco Extra'nın bulunduğu Brookfield Center'a doğru yola çıkıyoruz.

08:45- Tesco Extra'nın önünde iniyoruz...Soğuk içimizi titretiyor...Henüz 15 dakikamız var...Müşteri girişinden giriyoruz ve fikir sahibi olabilmek adına mağazada hızlı bir tur atıyoruz...Oldukça büyük ama şaşırtıcı derecede düzenli...




08:55- Locker'lar için anahtarımızı ve Visitor yaka kartlarımızı alıyor listeye adımızı yazıyor ve Sue'yla buluşuyoruz.(Sue bizim mağaza sorumlumuz)Bir anda kendimizi Team 5 toplantısında buluyoruz...Önce kendimizi tanıtıyoruz sonra mağazadaki manager'lar sırasıyla kendilerini tanıtıyorlar bizlere...Ardından daha önce formalite olduğunu düşündüğümüz Tesco prosedürlerini hiç bir noktasını atlamadan uyguluyor ve önceki günün verilerini titizlikle değerlendiriyorlar...

09:45- Check-out manager Andy bizi Check-out team leader olan Stan'le tanıstırıyor...Oldukca güleryüzlü ilgili birisi...İkimizi ayrı kasalara yerleştiriyor gözlem yapabilmemiz için...Benim olduğum kasanın patronu Katleen...50'li yaşlarda inanılmaz sevimli ve canayakın bir teyze...Bana işiyle ilgili tüm detayları o yoğunlukta atlamadan anlatıyor...
Pazartesi sabahın köründe ne yoğunluğu demeyin...Kasa 10 saniye bile boş kalmıyor...Üstelik hemen hemen tüm kasalar açık...
Bir çok müşteri benimle sohbet ediyor...İngilizler hakkında fazla önyargılıyız sanırım hepsi inanılmaz güleryüzlü ve konuşkanlar...Şimdiden çok sevdim...
Bebekler inanılmaz tatlı ısırasım geliyor:)Hatta bir tanesi kasaya tırmanıyor oturduğu sepetten ve yanıma geliyor:) Keyifli anlar yaşıyoruz...

12:30- Tesco Cafe'de öğle yemeğimizi yiyoruz...

13:30- Öğleden sonraki programı sormak için Sue'nun odasına gidiyoruz...14:30'da başlayacağımız söyleniyor...Staff Restaurant'a gidip birer kahve içiyoruz...

14:30-Customer Service'in önündeyiz...Bugün oldukça yoğun...Manager hanımefendi henüz ortalarda gözükmüyor...Saat 15:00 gibi geliyor ve özür dileyerek bugünün çok yoğun geçtiğini Customer Service bölümünü başka bir güne taşımanın daha faydalı olabileceğini söylüyor...Kabul ediyoruz...

15:15- Mağazayı keşfetmek için güzel bi fırsat yakaladık...Tüm reyonları karış karış geziyor ve notlar alıyoruz...Burası gerçekten bambaşka bir dünya...

17:15- Taksimizi bekliyoruz...Hangi girişten bizi alacağını tam kestiremediğimiz için telefon açıyoruz...Hande konuşuyor laf arasında da Mercedes'ten aşağısına binmem diyor...Lafı bitmeden muhteşem bir Mercedes'in şoförü çıkıp Parkside Apartments? diyor...Yessss diyor atlıyoruz arabaya:)
Evet çok iyi hissettiriyor...

17:35- Evdeyimmm...Çok açımmm...Hemen aldığım tavuk yemeği ve makarnayı mikrodalgaya atıyorummm...10 dakika sonra yemeğim hazır...

Şimdilik her şey harika gidiyor... :)

-----------------Devamı Gelecek------------------------------------------------------

İngiltere Günlüğüm-Part 1

0
------------------14.08.2010-------------------------------------------------

11:40- Abdulkadir'in internet kafesinden Murat,A.Kadir ve ben durağa doğru hızlı adımlarla yürüyorduk.

11:50- 671 numaralı Buca otobüsüne bindik ve Murat'ın evine doğru harekete geçtik.

------------------15.08.2010-------------------------------------------------

00:40- Murat'ın evindeyiz henüz taksinin gelmesi için 1 saatten fazla zamanımız var.Uyku ve yorgunluk heyecanı bastırıyor.Hava çok sıcak.

01:45- Taksiyi beklemek üzere caddeye çıkıyoruz.20 dakika gecikmenin ardından konuşkan/yardımsever taksici ağabey nihayet geliyor ve havalimanına gidiyoruz.

02:10- İzmir Adnan Menderes Havalimanına geliyorum. Handeyle görüştükten sonra yerlerimizin yanyana ayırtıldığını öğrenip check-in'e giriyorum.Koltuk numaram 16A

04:00-Uçağa biniyoruz.Oldukça hızlandırılmış bir ikram servisinin ardından bize içecek vermeyi unutuyorlar.Ardından iki hostes ayrı ayrı içeceklerimizi getiriyorlar.İkincilerin gelmesinden 5 saniye sonra kabin amiri inişe geçtiğimizi ve masaların kaldırılması gerektiğini belirtiyor.İkinci içecekleri olduğu gibi geri veriyor THY'nin bu plansızlığına şaşırıyoruz.

05:45- İstanbul Atatürk Havalimanı'na iniyoruz.Uzun bir yürüyüşten sonra dış hatlara geliyor yurtdışı çıkış harcımızı ödeyip gümrük kontrolünden geçtikten sonra 226 no'lu çıkış kapısına doğru ilerliyoruz.Yine yorucu bir yürüyüş oluyor ve ardından boarding'e yaklaşık bir saat kala kapıya varıyoruz.

07:45- Yavaş yavaş uçağa doğru hareketleniyoruz.Uykusuzluk hat safhada,heyecanlanmamızı engelliyor.Bir Boeing 787...Oldukça lüks ve THY'den beklenen kalite burada kendini gösteriyor.Çoğunluğu uyuyarak geçen 4 saatlik yolculuğun ardından İngiltere'ye varıyoruz.

10:25 (Yerel saat) İngiltere Londra Heathrow havalimanına iniş yapıyoruz. Heyecan katsayısı giderek artıyor.Yine yorucu ve uzun sayılabilecek bir yürüyüşün ardından kontrol noktasına geliyoruz.Hint asıllı olduğunu düşündüğümüz sevimli bir amca kontrollerimizi yapıyor parmak izlerimizi alıyor ve ülkesine giriş yapmamıza izin veriyor. Sorunsuzca...

10:50 Valizlerimizi alacağımız noktaya geliyoruz.Bir çok valiz geliyor ama bizimkiler ortada yok.Uzunca bir bekleyişten sonra önce Hande'ninki daha sonra benim valizim geliyor ve yolcu çıkışına doğru ilerliyoruz.

11:20- Bir süre devam eden arayışlarımızdan sonra telefonun da yardımıyla bizi bekleyen taksicimizi buluyoruz ve onu takip etmeye başlıyoruz.İngilizcesi şaşırtıcı derecede zayıf. Otopark'ta bizi bekleyen Wolksvagen Sharan aracımıza binerek Cheshunt'a doğru yola çıkıyoruz.

11:35- Londra içlerindeyiz. Çok serin harika bir havası var. Bir başkent havasından uzak oldukça doğal yemyeşil bir şehrin yollarında keyifli ve gülümseyerek ilerliyoruz.Trafik bir noktada oldukça yoğunlaşıyor.Ve şoförümüzün navigasyon cihazının yardımıyla alternatif bir güzergahtan yaklaşık 1 saat sonra Cheshunt'a ulaşıyoruz.

12:45- Tesco Genel Merkezi'nin yeni binasının önünde aracımız duraklıyor. Kalacağımız evlerin anahtarlarını almak için Genel Merkez'in güvenlik masasına gidiyoruz. Zayıf ingilizcesiyle yaşlı siyahi bir amcaya durumu izah ediyoruz.O da başka bir siyahi amcaya haber veriyor ve ardından anahtarlarımızı alarak taksimize dönüyoruz.

12:55- 10 dakikalık bir yolculuğun ardından hafif zorlanarak Montayne Road üzerindeki Parkside Apartments'ı buluyoruz. O da ne. Anahtarım dış kapıyı açmıyor. Neyse ki Hande'nin anahtarıyla dış kapıyı açarak içeri giriyoruz.Eşyalarımızı bırakmak üzere odalarımıza doğru ilerliyoruz. 2 Numaralı oda benimki.Oda diyorum çünkü beklentim o yönde. Ancak bir dakika sonra fikirlerim tamamen değişiyor. Süper lüks bir daireyle karşılaşıyorum. HD televizyon deri koltuklar full ankastre mutfak çift kişilik son derece konforlu bir yatak...Aradığım her şey var...Şok olmuş bir biçimde Hande'nin odasına gidiyorum.Onunki de aynı...Hayretler içerisinde birbirimize bakıyoruz.Bunun bizim için fazla olduğunu defalarca dile getiriyoruz. Daha sonra dinlenme aşamasına geçmeden alışveriş yapmamız gerektiği konusunda anlaşarak kendimizi Cheshunt sokaklarına atıyoruz.

13:50- 10 dakikalık bir yürüyüşün ardından gelirken gördüğümüz Tesco Metro Store'a ulaşıyoruz.Beklentimiz Kipa Express'le eşdeğer olduğu için girdiğimizde çok şaşırıyoruz.Oldukça büyük içerisi.Hipermarket konsepti olarak değerlendirilebilir.Oldukça düzenli ve şaşırtıcı derecede ucuz. Sepetimizi tamamen dolduruyoruz.Yemek için kızarmış tavuk göğüs eti alıyoruz kokusuna dayanamayıp...Eve doğru elimizde poşetlerle yorucu bir yürüyüşe başlıyoruz.İtalyan sosum dayanamayıp kendini atıyor kaldırıma ve pufff...İngiltereye ilk zararımı veriyorum.Neyse ki eve ulaşabiliyoruz.

16:00 Hande'nin odasında yemeklerimizi yedikten sonra odama geliyorum.İnterneti ve televizyonu keşfettikten sonra bir duş alıyorum.Daha sonra yatağa geçiyorum.Planım internette takılmak biraz...Ama ne mümkün...

---------------------Devamı gelecek--------------------------------------------------------

film izle film izle para kazan evde is blogger themes 7 e kitap izle