-------------------------------16 Ağustos 2010----------------------------------------
01:45- Gözlerimi açıyorum.Önce kavrayamıyorum nerde olduğumu.Daha sonra yavaş yavaş oturuyor hafızam yerine...İngilteredeyim...Evimdeyim...Karnım da çok aç...Msnde, facebook'ta mesajlar var...Önce onlara bakayım sonra kalkıp bişeyler hazırlayayım yiyeyim...sonra da ütü yapar tekrar yatarım...diyorum...ama nafile...
06:30- Tekrar gözlerimi açıyorum...Şimdi daha dinç uyandığımı söyleyebilirim.Hemen kalkıyorum,duş alıyorum...Daha sonra traş olup ütünün başına geçiyorum.Pantolonumu ve gömleğimi ütüleyip giydikten mutfağa ilerliyorum...Güzel bir omlet, cheddar, nutella,jam ve çayla birlikte kendime geliyorum.Henüz vakit var taxinin gelmesine...BBC 2'yi açıyorum ve haberleri izliyorum...Enflasyon burada da başa bela...
08:27- Kapım çalıyor..Ayakkabımı bağlayıp kapıyı açıyorum.Gelen Hande...Birlikte dışarı çıkıyoruz.Kapının önünde Mercedes Vito bizi bekliyor...Günaydın diyerek biniyor ve Tesco Extra'nın bulunduğu Brookfield Center'a doğru yola çıkıyoruz.
08:45- Tesco Extra'nın önünde iniyoruz...Soğuk içimizi titretiyor...Henüz 15 dakikamız var...Müşteri girişinden giriyoruz ve fikir sahibi olabilmek adına mağazada hızlı bir tur atıyoruz...Oldukça büyük ama şaşırtıcı derecede düzenli...
08:55- Locker'lar için anahtarımızı ve Visitor yaka kartlarımızı alıyor listeye adımızı yazıyor ve Sue'yla buluşuyoruz.(Sue bizim mağaza sorumlumuz)Bir anda kendimizi Team 5 toplantısında buluyoruz...Önce kendimizi tanıtıyoruz sonra mağazadaki manager'lar sırasıyla kendilerini tanıtıyorlar bizlere...Ardından daha önce formalite olduğunu düşündüğümüz Tesco prosedürlerini hiç bir noktasını atlamadan uyguluyor ve önceki günün verilerini titizlikle değerlendiriyorlar...
09:45- Check-out manager Andy bizi Check-out team leader olan Stan'le tanıstırıyor...Oldukca güleryüzlü ilgili birisi...İkimizi ayrı kasalara yerleştiriyor gözlem yapabilmemiz için...Benim olduğum kasanın patronu Katleen...50'li yaşlarda inanılmaz sevimli ve canayakın bir teyze...Bana işiyle ilgili tüm detayları o yoğunlukta atlamadan anlatıyor...
Pazartesi sabahın köründe ne yoğunluğu demeyin...Kasa 10 saniye bile boş kalmıyor...Üstelik hemen hemen tüm kasalar açık...
Bir çok müşteri benimle sohbet ediyor...İngilizler hakkında fazla önyargılıyız sanırım hepsi inanılmaz güleryüzlü ve konuşkanlar...Şimdiden çok sevdim...
Bebekler inanılmaz tatlı ısırasım geliyor:)Hatta bir tanesi kasaya tırmanıyor oturduğu sepetten ve yanıma geliyor:) Keyifli anlar yaşıyoruz...
12:30- Tesco Cafe'de öğle yemeğimizi yiyoruz...
13:30- Öğleden sonraki programı sormak için Sue'nun odasına gidiyoruz...14:30'da başlayacağımız söyleniyor...Staff Restaurant'a gidip birer kahve içiyoruz...
14:30-Customer Service'in önündeyiz...Bugün oldukça yoğun...Manager hanımefendi henüz ortalarda gözükmüyor...Saat 15:00 gibi geliyor ve özür dileyerek bugünün çok yoğun geçtiğini Customer Service bölümünü başka bir güne taşımanın daha faydalı olabileceğini söylüyor...Kabul ediyoruz...
15:15- Mağazayı keşfetmek için güzel bi fırsat yakaladık...Tüm reyonları karış karış geziyor ve notlar alıyoruz...Burası gerçekten bambaşka bir dünya...
17:15- Taksimizi bekliyoruz...Hangi girişten bizi alacağını tam kestiremediğimiz için telefon açıyoruz...Hande konuşuyor laf arasında da Mercedes'ten aşağısına binmem diyor...Lafı bitmeden muhteşem bir Mercedes'in şoförü çıkıp Parkside Apartments? diyor...Yessss diyor atlıyoruz arabaya:)
Evet çok iyi hissettiriyor...
17:35- Evdeyimmm...Çok açımmm...Hemen aldığım tavuk yemeği ve makarnayı mikrodalgaya atıyorummm...10 dakika sonra yemeğim hazır...
Şimdilik her şey harika gidiyor... :)
-----------------Devamı Gelecek------------------------------------------------------
Comments (0)
Yorum Gönder